TURAN YOLUNDA SİYASİ BİR MEKTEP: MHP
Kıymetli okuyucu, bu yazımız; biraz ideolojik biraz duygusal biraz da tasavvur boyutu ile hazırlanmıştır. Faydalı olması umudu ile…
Esasında, yazının başlığı her şeyi anlatıyor, anlayabilene. Hem ideolojik hem de kurumsallaşmayı birlikte taşıyor olduğunu görürüz. Özellikle “Turan yolunda siyasi bir parti.” demek, MHP’yi yalnızca bir parti olarak değil; bir ülkünün resmî taşıyıcısı, bu uğurda “rol ve sorumluluk” alan bir “dava” olarak konumlandırdığını içtenlikle vurgulamak isterim.
Turan Ülküsünün Çıkış Serüveni
XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin yaşadığı siyasi, askerî ve sosyal çözülme süreci, yalnızca bir devletin dağıldığı değil, aynı zamanda kimlik merkezli yeni fikir arayışlarının da devam ettiği anlamına gelir. İmparatorluktaki ayrılıklar, hareketler ve Batı’nın karşıtlarında yaşananlar gerileme, Türk aydınlarını “millet, kimlik ve birlik” meseleleri üzerine daha yoğun bir şekilde yürütülmeye sevk edilmiştir. İşte “Turan ülküsü” olarak ifade edilen düşünülsel yaklaşım da böyle bir geleneksel atmosferin ortaya çıkmasıyla tezahür etmiştir.
Turan başlangıçta yalnızca siyasi bölgeleri genişletmeye dayalı bir hedef olarak değil; dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Türk topluluklarının ortak tarihi, “dil, soy, kültür ve medeniyet bilinci”etrafında yeniden buluşma fikri olarak şekillenmiştir. Bu kapsamda Turancılık, dağılmış Türk toplulukları arasında kültürel bir dayanışma ve zihinsel birlik oluşturma çabasının adı olmuştur. Özellikle Rus baskısı (Çarlık Rusya’sı ve SSCB) ve hâkimiyeti altında yaşayan Türk topluluklarının yaşadığı baskılar ve soykırım, Türk aydınlarının dikkatini Türk dünyası gerçeğine daha fazla yöneltmiştir.
Bu düşüncenin oluşumunda önemli isimlerden biri İsmail Bey Gaspıralı’dır. Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik.” anlayış ve ideali, yalnızca bir slogan değil; Türk dünyasının ortak bilincinin etrafında buluşmaya yönelik güçlü bir fikir çağrıştırılmıştır. Ortak dilin, ortak kültürel hafızanın ve eğitimin önemini vurgulayan bu yaklaşım, ilerleyen yıllarda Turan ülküsünün temel dayanaklarından biri hâline gelmiştir. Turan fikrinin siyasal ve düşünce çerçevelerinin şekillenmesinde Yusuf Akçura’nın da önemli bir etkisi bulunmaktadır. Akçura, “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı eserinde Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük akımlarını karşılaştırmış; Türkçülüğün gelecekte daha güçlü bir siyasal ve toplumsal zemin oluşturulabilmesine dikkat edilmiştir. Böylece Türk çekirdeği merkezli düşüncelerin hareketleri daha
Prof. Dr. Selahattin AVŞAROĞLU
Necmettin Erbakan Üniversitesi/KONYA
