MİLLÎ BİRLİK VE MHP DURUŞU: MHP NEDEN TÜRKİYE’NİN SİGORTASI
Millî birlik ve beraberlik, bir topluluğun toplum hüviyetine kavuşabilmesi için temel unsurlardan birini oluşturmaktadır. İslam mütefekkiri İbni Haldun bilinen en önemli eserlerinin başında gelen “Mukaddime” adlı eserinde millî birlik ve beraberlik içerisinde toplumsal yardımlaşma ve dayanışma duygusunu “asabiyet bağı” ile açıklamıştır. İbni Haldun’un bahsetmiş olduğu bu kavram bir toplumun gönüllü olarak bir arada yaşama arzu ve gayretini esas almaktadır. Bu esasın insanlar tarafından benimsenmesi ile birlikte ferdiyetçilik terk edilerek toplumsallaşmanın zemini oluşturulmaktadır. Toplumun devletleşmesi ve kurulan devletin uzun ömürlü olmasının dinamiğini bu bağ oluşturmaktadır. Şayet millî birlik ve beraberliğin zarar görmesi toplumsal bağın yavaş yavaş zayıflamasına, toplumdaki her bir bireyin kişisel çıkar ve ikbalini düşünmeye başlamasıyla birlikte zamanla toplumun dağılmasına yol açacaktır. Buna bağlı olarak da toplum içinde ve toplumun devletle olan ilişkilerinde güven duygusunun yıpranması ve yok olması sonucu ortaya çıkacaktır. Nihayetinde bir olma duygusu kaybolan ve ortak ülküsü kalmayan topluluk ve devlet, dış tehditlere ve başka ülkelerin emperyal hedeflerine boyun eğmek zorunda kalacaktır. Böylelikle hem ulus bilinci hem de devlet-i ebed-müddet olamadan tarihin tozlu sayfalarında bir geçmiş olarak yerini almış olacaktır. Keza Türk kökenli İslam mütefekkiri olan önemli şahsiyetlerden Farabi’ye göre de toplum için birlik ve beraberlik, dayanışma ve yardımlaşma temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Farabi’ye insan, doğası gereği toplumsal bir varlıktır ve tek başına eksiksiz bir yaşam süremez. Bu nedenle bireyler, temel ihtiyaçlarını karşılamak ve ahlaki olgunluğa ulaşarak gerçek mutluluğu yakalamak için yardımlaşma ve iş bölümü esasına dayalı bir toplum (medine) içinde yaşamak zorundadır. Bu zorunluluğu da birlik, beraberlik ve yardımlaşma ülküsü inşa etmektedir. Toplumsal birlik ve beraberliğin bir toplum ve devlet için önemine dair daha pek çok düşünürün söylemlerinden örnekler verilebilir. Zira toplumsal dayanışmanın ve ortak hareket etmenin gücünü vurgulayan, birlikte çalışmanın bireysel çabadan daha üstün olduğunu ve huzurun anahtarının birlik olduğunu anlatan pek çok atasözümüz bulunmaktadır. Atasözlerimiz gözlemlere dayanan, içinde toplumsal kültürümüzün esintilerini barındıran ve dünden bugüne nasihat/öğüt niteliğinde anonim ifadelerdir. Bu bakımdan yaşayan topluma rehberlik etmektedir. Atasözlerinin hem lafzına
Doç. Dr. Mutlu YORULDU
Balıkesir Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi
