FÂSIKÜ’L LEYL Ü VE’N-NEHAR BÜLENT ARINÇ!
Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın, “bilge politikacı ve yüksek ahlaklı kişi” maskesinin arkasına gizlediği enaniyet ve büyüklük kompleksi, aramızda yaşanan son söz düellosuyla ayan beyan ortaya serildi.
Siyaset dairesi ve sınırlarının dışına çıkmadan beyanları hakkında yönelttiğim eleştiriler, Bülent Arınç’ın pullarını döktü, fiyakasını bozdu.
Oldukça şişkin egosu, bir politik iğnenin batmasıyla parti balonu gibi patladı.
Eski Meclis Başkanı’nın yüreğinde, “karanlıkta kara taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesi gibi gizlediği kibir ve gizli şirk” açığa çıktı.
Biz Bülent Arınç’ın günahlarını sayıp dökmedik; şahsiyata, özel hayata girmedik.
Sadece kendisinin siyasi değerlendirme ve tespitlerinin üzerine gittik.
Arınç ise siyasi tenkidi bırakarak şeref ve haysiyete tasallutu tercih etti.
Arınç’ın şahsıma yönelttiği doğru olmayan ithamlar; politik eleştiri, sert tenkit sınırlarını aşıp münafıklara özgü günah ifşasına, ayıp teşhirine dönüştü.
Her haksız ve suçlunun, her köşeye sıkışan âcizin başvurduğu gibi…
Benim Bülent Arınç’a dönük sert tenkitlerimin temel sebebi,
1. Genel Başkan’ımız Devlet Bahçeli’nin aziz milletimizden büyük destek gören terörsüz Türkiye istikametindeki samimi gayretlerini seviyesiz ifadelerle değersizleştirmeye kalkmasıdır.
2. Bir Müslüman olarak “izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten çekilmek” dururken, inananlar arasında nifak ve fitne saçma çabasını sürdürmesini engellemektir.
3. “Fâsıkü’l leyl ü ve’n-nehar” işlevini terk etmesi hususunda kendisini ikaz etmektir.
Sen misin, bir egoistin gerçek yüzünü bedahetle gözler önüne seren!
Mağrur Arınç; benim sözlerimden kendine pay ve ders çıkaracağına, büsbütün hiddetlenip kamçılandı.
Beni itham ettiği sözlerden daha rezil bir üslupla ve üstelik de pek kibirli ifadelerle şahsıma saldırıda bulundu.
Bülent Arınç, her ikimizin de yaşadığı evlat acısının, vicdan terazisini hassaslaştırıp merhamet kapılarını ve gönül gözünü açtığından söz etti.
Lakin böyle hassas bir konuda bile ruhunun derinliklerindeki garez ve kini kusmaktan kendini alamadı. Nezaket, nezahet ve nezafet izharı yerine büsbütün
Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve MHP İstanbul Milletvekili
